Suzanne takes you down to her river

Suzanne takes you down to her river

cızzt bızzt

burak ve berk'in öylesine girdikleri bambide sadece 5 dakikalığına yemek yemeye giren batuyla karşılaşmaları; üzerine bizim eve dönmeden önce durak büfenin kapanıyo gibi yapması nedeniyle "eh hadi bari girelim" diye girdiğimiz bambi de bu insanlarla karşılaşmamız ve karşılaşmadan 10 dakika önce bulutun "hadi burakları arayalım demesi", eve dönerken de ahmetle karşılaşmamız .


cok korkunç.

tonight will be fine.

eh .
ittire kaktıra bu seneyi de bitirmiş bulundum.

Yalnız,
sabah saati kurduğum halde finale geç kalarak efsanevi atlayışlarda bulundum.
metrobüse binerken dünyanın en azman teyzesi kesildim, bütün sene içimde tuttuklarımı o günkü metrobüs yolcularına kustum, tüm yolcuların hırsını onlardan çıkarttım.azarladım,söylendim .oh

sonra; finalimle ilgili konuşmak istemiyorum,paralel evrende cmn hocalarıyla çeşitli eylemlerde bulunacağız. şimdilik bu konuyu geçelim.

Kaan sezyumu bugün kaldırımda hımhım yürürken gördüm, arabadaydım,camı açıp diye anıracaktım ancak cam açılmadı. ben de camdan sırıttım ama görmedi.çok üzüldüm. ühü.ayrıca neden ben bu adamı gördüm ki bugün ?!

bugün neden saat çalmadı bi de? ona da cok takıldım, sınav esnasında da takıldım ona cok.
allah allah dedim keske saat calsaymıs,niye calmadı ki hınzır şey dedim.




evrithinksgonabiolrayt. (reggae nin verdiği dayanılmaz hafiflik)


not:çünkü uyuyacağım.fütursuzca.

the love of mine

bugün güzel başlamasına rağmen yine agzıma sıcmayı basardı.
tebrik ediyorum kendsiini.
ama cmn finalinden umutluyum,kayıt yine rezalet gitti,olmadı,olmuyor,sürekli bir terslik bir vakit yetmezliği ,delirium.

,
reggae insanlığın tek umududur tek kurtarıcısıdır.şu an odama tıkılmış olmama ragmen mutlu olabiliyorsam,başka biryerde hissediyor,huzur duyuyorsam tek sorumlusu bu müziktir.
sizi de dinledikçe mutlu etmiyor mu?
sıcak iklime çekiyo sanki..
oh .

dennis brown-This love of mine. (hissedin)
oh yes.

ekmeğinizi yerim

o değil de sabahtan gayrı bir ödeve başladım.
ve hala bitmedi
durup durup ara veriyorum
ben össye de böyle hazırlandım ,herkes girimiciksin dedi
noldu?
beleş okuduğum yetmiyormuş gibi kantininden de beleş yiyorum
-birnevi-

karşılaştırmalı edebiyat okunmamalı.

Ozan Inuluen <>:
tiyatro çalışıyorum
metinde 2 erkek 2 kız var
*suzanne -:
ee
Ozan Inuluen <>:
3 erkek 3 kız olsa anafikire üçümüze üçümüz bayram etsin çükümüz yazıcam
ama böyle olunca ne dicem...
ikimize ikimiz bayram etsin çikimiz
aa pipimiz var
ikimize ikimiz bayram etsin pipimiz yazarsam özetliyorum tüm metni
*suzanne -:
AHAHAHAHA
pipimiz olsun
Ozan Inuluen <>:
cidden özetliyorum işin korkunç yanı...
*suzanne -:
AHAHAHAHAHAHA
AY GEBERDİM




*burak da böyle bir insan.

panik yok

Hastalığımın da vermiş olduğu uyuşuklukla bugün yine hiçbirşey yapmama eyleminde bulundum.
bütün gün yatakta uyuklamak, insanı depresyona sürüklüyor.hem de hava bu kadar güzelken.
o kadar halsizdim ki, dışarı cıkmak istedim deli gibi, cıkamadım.kalkıp ögle yemegi bile yiyemedim.

ühü.

domuz gribiyim.

2 gündür önce boğazımın ağrıması ile başlayan "grip" olmadığını idda ettiğim hastalık, yavaş yavaş kendini halsizlik,burun akıntısı, hayvani baş ağrıları gibi etkilere bırakmaya başladı. Hayır bir de şu an idda ediyorum şişli-kozyatağı ve çevresinde en kalın giyinen insan benim, o panço üzerimde paralandı,inatla çok sevdiğimden çıkartmıyorum hemi de rüzgar bi dengesiz,hasta olurum diye korkumdan çıkartmıyorum.pıt.= HASTAYIM.
baktım internetten,normal grip gibi başlıyomuş.
artık kendime domuz gribi teşhisini kesin olarak koydum,yarın evin karşısındaki acile gidip ben domuz gribimiyim abiler ablalar dicem.
korkuyorum.
çok pisipisine bi ölüm,birinin iğrenç tükürüğü lıp diye üzerine yapışıyo ya da kişinin kendisi seni elliyo, yanında tıksırıyo bişey yapıyo, sen de ölüyosun
yek yea?!



**bir de o baş ağrısı yok mu hele hele yar yar.




***bu arada ŞAGAAA. daha emin değilim ne olduğumdan.

undefined hippy





































hoşgeldin

Bu sene tutturdum gidecem diye, senelerdir duyuyorum ne kadar güzel geçtiğini, bir sürü şey işittim hakkında.Dedim gidecem ben buna arkadaş.Neyse okula gittim ,baya da yorgundum,eve dönerken horlaya horlaya uyudum metrobüste.Yani eve geldim,gidecek mecalim kalmamıştı,tüm isteğim kırıldı.Eve geldim.Baktım hava da bozmadı,çok yağmur yağmicak gibi.Hava durumu sağnak yağış demişti çünkü.Yemek yedim,biraz oturdum ettim.Baktım hava hala cillop gibi,saat de 6ya geliyo.Hemen giyindim,birkaç kişiyi aradım kimseler gelmedi .Bulut da önce gelicem dedin sonra gelmicem dedi ,karar veremedi her zamanki gibi.Neyse ben sinirlendim çıktım yola.Hemen otobüse bindim,ordan vapura koştum,yarım saat akbil sırası bekledikten sonra.Vapur zaten maşallah,herkes hıdrellez yolcusuyuz biz şipididip dipdip şeklinde oturuyodu.Bi ödevim için yolculardan biriyle röportaj yapmam gerekiyodu.Herkes de arkadaş grubu yanaşamadım kimseye,zaten en gıcık olduğum şey ,anketçi gibi.Çok antipatik.Neyse en üst kata çıktım, 2 kız vardı ,onları kestirdim gözüme.Hemen yavşak yavşak oturdum yanlarına:"merabaağ ağy sizdeğn bi'şey rica edebilirmiyiğğm"diye söze girdim.neyse röportaj yaptım,konuştuk ettik,pek ısınamadılar bana ben de ısınamadım.Halbuki dost olabilir,mutlu kırlarda koşabilirdik.Kendisi bilir arkadasım.Ödevim bitmişti huzurluydum.Atladım vapuradn dooğru sultanahmete oradan da ahırkapıya.Amanın ne şenlik ne cümbüş,ilk saatler adeta Woodstock alanı olan bu yer ,daha sonra kalabalığın getirdiği çeşitlilikle de yerini buldu.Kimseleri bulamadım bi süre ,aylak aylak gezdim.Sonra okuldan birilerini aradım,oturduk,birşeyler içtik ama onlar coktan baya iyilerdi.Ben de onları izleyip eğlendim bi süre.Malum çiş ve içecek-yiyecek sırası burada da muazzamdı.Benzinciye gittik 2-3 bira alacaz diye.Orası da SSK'yı aratmayacak cinstendi.Bu yoğunluğa ve muhtaçlığa rağmen adam biraları normal fiyattan satıyodu kendisini takdir ettim.AFERİN dedim.Önümüzdeki kadın yıllardır orada olacak ki "ay yitir artık" diyerek öfkeyle elindeki kek ve kolayı bırakıp usulca çıktı.Ah be ablacım ,onca yolu kek ve kola için mi gelip o kadar bekledin demeden geçemedim.
neyse içeceklerimizi de aldık,geri döndük.Millet yığılıp kaldı tabi.Ben de dilek ağacına birşeyler karaladım,milletin dileklerini okudum.İnsanlar kafayı yemiş sanırsam.
Dijital dilekte bulundum,tutmadı.Zaten teknoloji beni sevmiyür.Bknz:Dandik bir power point sunumunu 40 dakikada anca yapabilmem.
Daha sonra ,arkadaşlarım çimde yuvarlanır kıvama geldiğinde ben de yavaş yavaş aptalca gülümseyip bağırmaya başlamıştım.Bulut aradı,onu kapıdan aldım.Onunla birlikte sahneye gittik, ben orda dilediğimce göbek attım,insanlar beraber dans etti,erkekli kadınlı göbek attık,kimse birbirini tanımıyordu.Hayatımda hiç bu kadar huzur dolduğumu ve eğlendiğimi hatırlamıyorum.Her köşede ayrı çalgıcı grup vardı,hepsinde tek tek duraklayıp,"biraz da şurda göbek atayım"mantığıyla geceyi bitirdim.Bir ara havaifişekler uçuşmaya başladı.Sonra biraz daha gezinip,ter kokuma tahammül edemeyene kadar dans ettim.


.Eve doğru yürürken iyi ki dedim,k.çımı kaldırıp gitmişim, iyi ki bulutu da sürüklemişim yanımda.


Güzel bir geceydi.
Bahara teşekkür ederim.Hoşgeldin.

guten morgen efeğm









sabah mı oluyor ne?

6 olmuş saat daha da uyunmaz.evet. böyle cin olurum sabahları, uyumadığım takdirde tabi.


birşeyler okurken sabah oluyür.
































sıcak yatak.

adı ne ki bunun?


bu da son TK dersinde sıkıntımın örneği.
adı yok.
baay.


nasıl?

  • Bazen gerçekten hiçbirşeye sahip olmak istemiyorum.paradan nefret ediyorum, para kazanmak için uğraşan insanlara ,aileme dahil bazen acıyorum.
  • Oturup insanların sizin haftalıgınızla öglen yemeginde ne yediğini dinlemek.
  • o insanlara öfkelenip sonra da vazgecmek.
  • Bu öyle bir durum ki bazen hepsinden nefret ediyorsunuz ve bu hiç sağlıklı değil.
  • Ya da nefret ettiriliyor olmanızdan nefret etmeniz daha sağlıklı?
  • Bilmiyorum.toplu halde yaşamak zor, topluluk, bir toplum olmak.
  • hem de şimdi tam şu an. Topluluğun dişlerinin arasında yaşamak.
  • mutsuzluk verici.
  • Değişme umuduyla...

1 mayıs


kutlu olsun..

voyeurists