hissediyorum,sıçtın mavisini görmeye az bir zaman kaldı.
bekle beni sıçtın mavisi.
Suzanne takes you down to her river
az kaldı
Gönderen suzanne* 30 Ekim 2009 Cuma zaman: 17:19
mandalina çay.
Vize haftası da geldi çattı,bakalım.3 gün var sınava hala çalışmıyorum,lay lay lay.
istanpoli'ye katılmadım,katılamadım.kendimden nefret ediyorum bazen.
atölye güzeldi,güzel bitti.Tom Mays,tüm donutlar senin olsun,canım.
ellerim ve ayaklarım üşüyor,kış geldi,en azından bu açıdan mutluyum.Kafamı hala toparlayamıyorum,net düşünemiyorum.
bugün siyahi abiler ve abla kalkmış festivale gelmiş,üstelik okuluma gelmiş söyleşi vermeye ,afşi gördüğüm gibi çıktım dersten,koştum E-3 e,salona bir daldım,kimseler yok,yanlış gittim sandım ama etkinliği o gün duyurdukları için kimsenin haberi olmamış,kimse de gelmemiş,iptal ettiler,çok üzüldüm ben.kalktılar yemeğe gittiler,5-10 saniye merhabalaştık,çok üzüldüm ben.
üzüldüm .
bir an önce çalışmaya başlasam güzel şeyler olabilir hayatımda,bir de kar yağsa,kelebek yapsak karda.üf.
ne güzel ne güzel.
odamın camını açında içeri soğuk rüzgar estimi ben mutlu oluyorum.
çok fazla mandalina yiyorum,kış krizim öyle bir gelişti,7-8 i buluyor her gün elmaları da katarsak yemekten cok meyve yiyorum,ne kadar saglıklı bilmiyorum ama umrumda da değil.
hava sogukken santral cok korkunc bir hal alıyor,özellikle hava kapalı ve yağmurluyken.hemen sınıfıma kaçıyorum.
şimdi yatayım da yarın 12 gibi kalkar çalışırım belki,çalışır mıyım sahi?
Gönderen suzanne* zaman: 17:03
hava bulutlu ama sıcak.
İnsan dersi olmayınca ne güzel uyanıyor ama hafta içi olucak böyle,yoksa keyfi kalmaz.
Ilık da bir duş alıyosun,mis.
Şu Garajistanbul daki istanpoli projesi için bir fikir bulabildim sonunda ancak ne yapacağımı hala bilmiyorum,sunmak için 2 günüm kaldı.daha bulucam,çalışıcam ve sunucam.şaka gibi.olmicak sanırım ,olmamasından çok korkuyorum,çünkü bu çok iyi bir fırsat ,neden olmasın,olsun olsun : (
Bunun dışında tabi sevgili asistandan aldığım mail de bugün neden bu kadar mutlu uyandığımı açıklarcasına atölyeye kabul edildiğimi haber etmiş bulundu. he heee.çok sevinçliyim,şenim.yaşasın özgür bahçeci (miydi adı ,galiba).Bakalım kıvırabilecekmiyim.
Şimdi oturup türk filmi şaheserlersinden zeki mürenli sadri alışıklı "hindistan cevizi"ni mi izlesem yoksa bulutun yanına gitsem de bana şahane bi kahvaltı mı hazırlasaa.mesela?
karar vermek çok da zor değil,ben hazırlanayım.
*başlıkta da kelime oyunu yapmışım gibi ama öyle değil,kendinizi çok zeki sanmayın.öyle yani.
Gönderen suzanne* 21 Ekim 2009 Çarşamba zaman: 03:06
vapur ,taşır.
sonunda eve gelip,ayaklarımı uzatabiliyorum,elma bile yiyebiliyorum.o kadar güzel ki ..hatta fonda balık gezdiren bir adamı izliyorum,efsaneymiş.
öğlen kalkıcam,resmen.
Gönderen suzanne* 16 Ekim 2009 Cuma zaman: 16:09
bakın,soğanın cücüğü vardır.
analiz ödevim var,edemedim analiz.
bir de bugün sevgili hocamız ayça ince'nin totaliter devlet tanımını soğan cücüğü üzerinden anlatması beni uzun uzun düşündürdü.
sonra anladım neden bu kadını sevdiğimi.
yağmur yağacaktı hani?
Gönderen suzanne* 14 Ekim 2009 Çarşamba zaman: 12:34
bekledim tren garında.
bugün bulutu çok seviyorum .
bir paket çikolataymışcasına.
Gönderen suzanne* zaman: 12:30
mp3ümün şarjı kendiliğinden dolsun.
fazla jeff buckley bünyeyi zehir eder.yapma etme diyorum ,durduramıyorum.
birkaç gündür uyanamıyorum bir de..uyansam da öglen uyuyorum,sınıfta,otobüste falan.
bir kazan çikolata olsa da yesek.
Gönderen suzanne* 7 Ekim 2009 Çarşamba zaman: 06:55

