bekledim,gerçekten bekledim.
dolaştım sonra,tabanlarım ağrıyana dek.
bulamadım yine.
her zaman olmuyor galiba.
rastlantı.
Suzanne takes you down to her river
10.00
Gönderen suzanne* 26 Kasım 2009 Perşembe zaman: 15:06
15 dakika geçti,ders düştü
kendi kendime okulun olmadıgını ilan ettim ki,zaten yokmuş.
sisli havada güzel sıcak bir patatesli börek ve portakal suyuyla taksime bakarak kahvaltı etmek de güzelmiş.
Gönderen suzanne* zaman: 14:59
ühü
bugün herşeye ağlıyorum yahu,sinek uçtu demin.
Gönderen suzanne* 17 Kasım 2009 Salı zaman: 08:27
stumble!
yahu,bütün günümü ama bütün günümü bu araç çubuğuyla geçirdim.
nasıl siteler buldum ama,ballı kaymaklı.
Gönderen suzanne* zaman: 08:22
shitty day.
ne zaman pazar olsa,hava da öldürür derecede kapalı ve sevimsiz olsa oturur bu şarkıyı dinlerim.
bugun pazar değil ama uyandığımda o kadar kötüydü ki hava,yataktan bile kalkmadım,yarım saat kadar kapkara bulutları seyrettim,sonra kalktım,yüzümü yıkadım,tekrar gidip yatağa girdim.
tekrar uyandığımda herşey aynen duruyordu.ben de sıkıntılı günlerimin fon müziklerinden biri olan shitty day i açarak sıkılmaya devam ettim,kahvaltı dahi etmek istemedi canım,dolabı açtım,meyve atıştırayım diye,o da yoktu,şansıma küsüp tekrar yatağa gittim.
kimi aradıysam ulaşamadım.
böyle günlerde hep böyle olur ya zaten. o an seni mutlu edicek en ufak şeyin,mesela dolapta kütür kütür bir elma bulmak,gerçekleşme ihitmali hepp sıfırdır ve bunu inatla sana hatırlatır.
ayağa kalkarsın bileğin burkulur,şarkı açarsın kulaklığının teki bozulmuştur,telefon etmeye çalşırsın telefonun faturan yüzünden kapalıdır.
akşama kadar yatakta kaldım diyebilirim.belki de bazen böyle olması gerekiyordur.
Gönderen suzanne* zaman: 08:13