çok fazla.
aslında daha çok düşünecek,hatırlayacak çok şey var aklımda..
hatta toparlayamadım bir türlü,ondan bu kadardır yazamıyorum. bazen sadece hatırlamak çok daha güzel.uykunun derin bir kısmında degil de,yarı uyanıkken görülen,başlarken biten ama daha çok keyif veren,o dinlendirici uykunun rüyaları olur ya,öyleydi bu 3 gün bizim için.
gece gördüğüm uzun kabuslardan sonra hafif bir sabah uykusu .
tam dolunayın altında uzanan kanepede,yamuk ağızlı sohbetler,loş ışıkta buz gibi içkiler ve sıcak gece uykusu.
tekrar tanışmak,
sıcak kumda yana yana yürümek,tepede rüzgar yiyip akşam yemeğine hasta olmak,
güzel köfteler,fiyonk makarnalar ve diş agrısı,
hep havlayan köpekler,
vücudun farklı bölgelerinde dönüşümlü halde agrılar,ancak agrılara ragmen sabaha mutlu uyanmak,kıvırcık saçların altından bakan,uykusunu alsa da almasa da şişen maviyeşil gözler,
güneşin alnında uzun uzun tartışmak,bir sonuca varamayıp yüzmek,
kahvaltıdaki o güzel ballar,
bir de sürekli sızlanmam kaldı aklımda...
ama en güzeli yeniden tanışmamız oldu.
merhaba bulut,ben dilan .
*en kötü dolunayımız böyle olsun
Suzanne takes you down to her river
mr.bluesky is living here today,heey!
Gönderen suzanne* 10 Eylül 2009 Perşembe zaman: 15:47
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 ne demiş:
Yorum Gönder