Suzanne takes you down to her river

Suzanne takes you down to her river

I'll come back stronger than a powered up Pac-Man

bazen gerçekten, tamamiyle geride kalanları toparlamak,tekrar oraya dönmek istiyorum.
geride bıraktığım yerler,insanlar.
insanlar..evet.
benim için insan ve mekan birdir.bir mekanı (bahçe,ev,tuvalet herneyse) insanla varediyorum,belki de zihnime mekanlarla kodluyorum insanları, ya da insanları mekanlarla kodluyorum.
bu çok acı verebilen bişey ki bazen evinizden,odanızdan aylarca cıkmama isteği doğuruyor.
oysa isterdim ki tüm o insanları öldürmek yerine( unutmanın tek yolu bu benim için) ,mekanları yok edeyim .mekanları neden yok edeyim ki?
o halde insanları serbest bırakayım.mekanları da..ayırayım onları.
bunu yapamadığım için şimdi böyle herşey.ne kadar mutlu olursam olayım hep aklımda mekanlar,uykular,rüyalar ve yemekler var.
unutmalımıyım bilmiyorum.ben hiçbirşeyi unutmak istemıyorum.yaşadığım herşey değerli iyisiyle kötüsüyle.yaşadıklarım benim ' hayatım'.unutmadıkça kurduğunuz yeni şeyleri saklamak onları dengede tutmak zor oluyor,kurduğunuz dengeleri bozan başka dengeler oluyor hep.
aslında dengeleri tam kurduğum da söylenemez ya...işte ana problem bu.benim dengeleri neden kuramadığım.
insanların bana bu kadar hükmediyor olması.ailemden söz etmiyorum kesinlikle.herkes.bütün insanlar.
tabi devreye başkasının hayatı girince o noktada birşey diyemiyorsunuz.ve ne denge kalıyor ne de denge kuracak kafa.
şimdi hala biryerlerden geçerken burada bunu içmiştik diyorum,şurada da bunu yemiştik.başka insanlarla gitseniz bile hep aynı insan oluyor aslında orada.bir koku oluyor ya da bir ses.hah diyorsunuz,bunu o söylemişti.her insan ayrı bir yaşam,ayrı anılar veriyor size.aynı zamanda da ayrı bir acı.




0 ne demiş:

voyeurists