Suzanne takes you down to her river

Suzanne takes you down to her river

little fake rabbit

küçük tavşan bıyıklarını kıpırdatıp yoluna devam etmiş.hedefine dogru ilerlediğinden eminmiş.derin beyaz tüğlerle kaplı derisinin altında basit bir mekanizmayla calısan bir organizmaya sahipmiş.ya da sadece o bundan eminmiş.
ancak minik tavşanın dünya uzerinde turuncu sulu bir havuçtan başka amaçları varmış.kendisi ne kadar basitse dünya üzerindeki herşey o kadar önemli ve gerekliymiş onun için.
şehre inmiş küçük tavşan.kendine şu cepte taşınan havalı saatlerden almak istemiş.şehirde yaşayan gereksiz biçimde büyük ve patileri üzerinde haraket eden yaratıkların yazdığı bir kitapta görmüş o saati.belki bir saat de onun hayatını kurtarabilir,onu sürekli havuç kemirip zıplamaktan kurtarır diye düşünmüş.
sürekli girebileceği küçük kapılar aramış,belki başka bir dünyaya çıkar,başka yaratıklarla tanışıp onlarla huzur içinde yaşayabilir diye.aranıp durmuş hep.sonunda ayakta yürür-patililerin yalancı oldukları kararına varmış.derin bir nefes alıp şehre şöyle bir bakmış:zaten yalan söylememiş olsalardı,hala böyle bir yerde mı yaşıyor olurlardı?

tavşan bıyık(cık)ları altından gülümsemiş. (bu deyimi de o kitaplardan öğrenmiş)

0 ne demiş:

voyeurists