yolda yürürken kaldırım taşlarını sökmeyi isteyip, kenarda duran cansız mankenlerin kafalarını yerde yuvarlamanın verdiği hazzı düşünüp rahatladığın sıralarda tam da sıcak baştırmıştır. Pis bir yazdır. Öyle bir yazdır ki ,düşlerini kurduğun sokaktan bile nefret eder hale gelir,uyku uyumazsın. tüm gün enselerine kadar sırıtabilen maymunlarla dans eder, onlara konuşmayı öğretirsin.gökyüzüne baktığında aklına sadece tuvaletinin geldiği gelir.
geceleriyse soğuk kavunu indirirken mideye, gökyüzünün ne kadar da yakın olduğunu görürsün ve ay hep ağlar.
dikkat edersen görürsün.
konuşmak bile istemezsin ki gaz çıkarmak bile büyük bir iştir,yorucudur.
depresyon mu? hayır ,hiç olmadı.
sahilde yürürken sivil maymunlar gelir ellerine mısırlarla. olmayan yerlerin olmayan yetkilerinden söz ederken sen yine tuvaletini nereye yapsam diye düşünürsün.
kusmaktan daha eğlenceli ve evet müthiş bir hazzı var.
hiçbirşeyi yapmamayı istemek en büyük erdemdir senin için. Gizliden gizliye zehirli çiçekler ekersin içine, büyüdükçe büyürler ama pencereden çıkaramazlar kafalarını.
zaten senin olmayanı başkasıyla paylaşır sonra da paylaştığının peşine düşersin.
başına buyrukluğun budur senin,ÇÖP.
Etrafta bu kadar cok kişi varken tuvaletini yapmak ne kadar zor.çıplaklık zor.aynı anda ne kadarını kapatabilirsin ki ellerinle.
arka bahçendeki uyuz kedi gibisin, tek gözü kısık,kuyruğu sonradan takılmış gibi yan yan sallanan. belki ona şevkat besleyebilirsin.
iyi uykular.
Suzanne takes you down to her river
Mr.bluesky doesn't live here anymore.
Gönderen suzanne* 18 Temmuz 2009 Cumartesi zaman: 08:08
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 ne demiş:
Yorum Gönder